Loading...

SİTE TASARLANMASI


Site nasıl tasarlanılmalıdır ?

 
  Serinin ilk yazısını okuyanlar, yazının başlığına anlam verecektir. Bu bölümde, daha profesyonel şekilde bu işi yaparken, proje yönetimi,zaman yönetimi,müşteri ilişkileri yönetimi gibi araçları nasıl daha efektif kullanabiliriz/kullanıyoruz bunun üzerinde durmak istiyorum. Fakat bunu yaparken tabi ki bu araçları ders notu şeklinde açıklamaktan ziyade, bu araçları gerçek hayattan başımıza gelebilecek örneklerle açıklamak istiyorum. Çünkü normalde bu araçlar okullarımızda ders olarak dönemlerce anlatılan, araçları kullanma bilgisine sahip olmak için muazzam paralar ödenerek sertifika programları içerisinde dersleri alınan ciddi ve bir o kadar da önemli konulardır. Bu araçların detaylı anlatım ve açıklamalarına, profesyonel kullanım bilgisine sahip olmak isteyen arkadaşlar üniversitelerin ilgili bölümlerine ya da gerekli sertifika programlarına başvurabilirler.
-Tasarımı yaptım, yazılım kısmını hallettim peki ya sonra?-
Müşteri ile ilk temas çok önemlidir, “ilk görünüş önemlidir” gerçeğinden de  hatırlayacağınız üzere, insanlar özellikle iş görüşmelerinde karşılarına gelenleri hemen hemen ilk 15 dakika içerisinde kafalarında bir kalıba sokmakta ve görüşmenin devamı buna göre devam etmemekte hatta belkide devam bile etmemektedir.
Elbette bunu yazarken, tutup da illaki her iş görüşmesinin kravat takım elbise, modunda gidilmesi gerektiğinden bahsetmiyorum. Çünkü bir çok şirket artık kendi I.T personeline bile kıyafet serbestliği tanımakta, yani aslında herkes farkına varıyor ki ciddiyet ve saygı takım elbise ile olmuyor. Fakat bunun yanında ben çok “cool”um, ben çok “tarz”ım havaları daiş verene bir o kadar ters gelmekte. Ancak, unutulmaması gerekir ki, kimi durumlarda ve kimi iş verenlerle görüşmeye gidilirken takım elbise giymek size çok çok daha artı puanlar kazandıracaktır; ve evet “o sakal kesilecek, o saç düzelecek”. Resmiyeti korumakta her zaman fayda var.
    Görüşmeye gittiğinizde, kendinizi net ve çok uzun olmayan cümlelerle anlatmak durumundasınız. Sizinde, karşınızda ki kişininde zamanının çok değerli olduğunu ve gereksiz dolaylı cümleler ve kesin anlaşılamayan konularla boşa zaman öldürmek profesyonellikten çok uzaktadır. Yaptığınız işi ne kadar ciddiye aldığınızı, bu konuda ne kadar bilgili ve tecrübeli olduğunuzu, ve karşınızdaki kişiyi de ne kadar basit bir şey de istese ciddiye aldığınızı göstermek durumundasınız.
 
Müşteriniz ile görüşmeye gittiğinizde, ne istediğini açıkça anlayana kadar soru sormaya devam edin. Soru sormak, “nasıl yani” demek, kesinlikle ayıp ya da sizi salak durumuna düşürecek bir şey değildir.  Ancak sürekli “tamam tamam anladım” dedikten sonra bir halt anlamamış şekilde bir iş çıkardığınızda aptal durumuna düşebilirsiniz.
 
  • Müşteri tam olarak ne iş yapıyor?
  • Bu site tam olarak ne işe yarayacak?
  • Müşterimin tarzı ne? (sert, rahat, ciddi, duygusal vb.)
  • Tüm gerekli materyalleri istedim mi? (yayınlanmasını istediği yazı, resim vb.)
  • LOGO’sunu aldım mı?
  • Teslim tarihini konuştum mu?
  • Teslim tarihine kadar olan sürede en az 3 ya da daha fazla kez için sunumları kararlaştırdım mı?
  • Fiyatı belirledim mi?
  •  
  Tüm bu soruları, görüşme bitmeden cevaplandırmış olmak durumundasınız. Sorular artabilir, sırası değişebilir fakat hiçbir zaman fiyat ilk sıralarda olmamalıdır.
 
 
  Aldığınız işleri tek başınıza başlamak-geliştirmek ve bitirmek ilk başlarda sorun olmayabilir. Fakat daha sonra daha fazla iş almaya başladığınızda ve takviminizde bu aldığınız işler iç içe günlerde ilerlemeye devam ettiğinde, tek başınıza işlerinizi yetiştirememeye başlarsınız. Bu işleri bir takım ile yapmak her zaman için zamanı olduğu kadar yaratıcılığı ve insan beynini de daha efektif kullanmayı sağlar. Ancak takım kurmak kolay görülse de takım olmak çok zor bir iştir. Bir takım 2 kişiden oluşabileceği gibi, daha fazla kişiden de oluşabilir. Burada önemli olan, takıma liderlik eden bir kişi ve uyum ve ZEVK ile çalışan takım arkadaşlarını bir araya toplamaktır. İlk etapta kendi görevinize göre yanınızda sizin dışınızda bir tasarımcı yada programcı ya da veritabanı geliştiricisi çalıştırmak, yani takımı en az 1 görsel web tasarımı ve yanında css,javascript ve ajax çözmüş 1′de php,asp.net,sql dillerini çözmüş bir yazılımcı toplam da iki kişiden oluşturmak ilk zamanlar için yeterli olacaktır.
 
 
-Takım arkadaşlarını seçmek ve Takım yönetimi -
 
    Takım arkadaşlarınızı seçerken, dikkat etmeniz gereken ilk husus; ne kadar iyi arkadaş olduğunuz değil, o elemanın işini ne kadar ciddiye aldığı olmalıdır. Ciddiyet illaki işi somurtup, asık suratla, katı bir disiplin içerisinde bitirmek anlamına gelmez. Önemli olan zamanı efektif kullanmak ve gerekli dikkat yoğunluğunu sağlayabilmektir. Ve takım arkadaşlarınız fiziksel olarak yanınızda da olabilir, sizden uzakta ve sizinle internet ve telefon üzerinden iletişiyor da olabilir. Bunların her birisinin ayrı ayrı riskleri vardır. Ve bu riskler takım elemanlarının kişilikleri ile de birleşerek çok farklı kombinasyonlarda olabilirler. Bu riskleri bir kaç senaryo örnek ile açıklamaya çalışayım. Örneğin takımınıza bir veritabanı uzmanı aldınız ve adam gerçekten çok eskiden beri de iyi bir arkadaşınız, günlerden pazartesi ve cuma gününe yetişmesi gereken bir şey var ve bunun içinde veritabanınızın gerekli kısmının bitmiş olması gerekiyor. Takım arkadaşınızla toplantınızı yapıyorsunuz, istediklerinizi, durumun aciliyeti ve son gününü de üzerine basarak söyledikten sonra dağılıp çalışmaya başlıyorsunuz. Veritabanınız uzmanınız perşembeye kadar sizi aramıyor, cuma günü aradığınızda kendisine ulaşamıyorsunuz bir değer pazartesi oluyor, salı geçiyor ve perşembe günü; yani neredeyse gerekli teslim süresinden tam bir hafta sonra size dönüp “bitirdim göndereyim mi?” diye soruyor. Halbuki siz bu adamı çok iyi tanıyordunuz!!!! Çok eskiden beride arkadaşınızdı.
 
 
    Bir başka senaryo ise şu şekilde; coğrafi olarak aynı ortamda çalışıyorsunuz, ve takım arkadaşınız da sizde müzik dinlemeyi seven, resmiyetten hoşlanmayan, espri yapmak ve sohbet etmekten hoşlanan ve çalışırken bir şeyler yemek ve içmekten hoşlanan adamlarsınız. Herkes bilgisayarlarının başında, arada espriler dönüyor, zaman ilerledikçe yemekler söyleniyor, hafiften müzik de açık. Fakat herkes işini yapıyor, kimse kimseye engel olmuyor, ve herkes huzurlu bir şekilde teslim zamanına kadar yetişmesi gerekenleri yetiştirmek için çabalıyor. Arada ufak beyin fırtınası duraklamaları, kısa süreli kahkaha krizleri yaşanıyor ancak herkes kişisel olarak da takım olarak da sorumlulukların bilincinde. Aslında bu örnekteki ortam aranan ortamdır. Bu takım/grup inanılmaz efektif ve başarılı olacaktır. Kişilerin tek başına yetenekleri ve başarıları (eğer ortada bir takımdan bahsediyorsak) tek başına hiç bir anlam ifade etmeyecektir. Takım olgusu içersin de ki birlik ve bit bütünün parçalarıyız bilinci, zamandan tasarruf etmeyi sağlayabileceği gibi, mutlak başarının da sırrıdır. Ciddiyeti, iş ahlakını halen kaşları çatık, sert, emir komuta zinciri ile işleri yürütmekte arayanlar, sadece kendilerini kandırıp, huzursuz ve birbirinden de liderinden de nefret eden takım elemanlarından oluşan faşist bir grup olmaktan dışarı çıkmazken, kaybetmeye de muhtaçtırlar.
 
 
    Yukarıda ki senaryolar gibi binlercesini verebilir, takım oluşturma, olma ve bu takıma liderlik etmek üzerine. Fakat kısaca özetlemek gerekirse, başta sorumluluk; bilinç, huzur, dostluk ve birbirine/kendine inanç, aranan ve olması gereken 5 temel dinamiktir.
 
 
-Zaman Yönetimi-
 
   Alınan işin zamanında bitirilmesi, müşterinizin size olan inancının en büyük etkileyicisidir. Dünyanın en kaliteli ve en başarılı işini dahi çıkarsınız, ne olursa olsun anlaştığınız zamana uymak ve o gün geldiğinde en az istenilen ilerlemeyi sağlamış olmanız gerekmektedir. İş alırken “ben bu işi 3 günde yaparım ya ne var bunda” gibi bilmişlikler ileride başınızı ağrıtabilir. Çünkü elinizde olmayan değişkenler sebebi ile her zaman bir gecikme payınız vardır. Bunun yanında, her zaman her yaptığınız müşteriniz tarafından her zaman beğenilmeyecektir. Bu da belirlenen zamanla ilgili sorun yaşamanıza sebep olacaktır. Bu durumda teslim tarihi için zaman belirlerken makul ölçüde ve karşınızdakini de salak yerine koymayarak belirli bir etik içerisinde, o zamanı kararlaştırmakta ve 3 günde yaparım diye düşündüğünüz iş için 1 hafta zaman istemekte fayda vardır.
 
 
-Proje Yönetimi-
 
   En beğendiğim tanımı ile Proje yönetimi, stratejik sebeplerden dolayı ihtiyaç duyduğumuz bir takım sonuçlara ulaşmak için, kontrollü ve organize edilmiş bir çalışma içinde kurumun/takımın uygun kaynaklarını kullanma sürecidir. Ve bu aracın özelliklerini biraz daha profesyonelce açıklayabilmek adına Peter Drucker’ın “Etkin Yöneticinin Seyir Defteri” adlı kitabından açıklamaya çalışacağım.
 
 
Proje yönetimi;
 
  • Hedef merkezlidir.
  • İhtiyaç duyduğumuz şeyleri elde etmek için değişim merkezlidir.
  • Başarıya ulaşmak için çok yönlü becerileri bünyesinde toplar.
  • Fırsatçıdır. Bilinenleri göz ardı ederek yeni çözümler arar.
  • İşlerin zamanında bitmesi için kontrollü yürütülür.
  • Performans merkezlidir. İşin kalitesi ve çalışma tarzı için yüksek standartlar belirler.
  • Sorgulayıcıdır, eski adetleri göz ardı ederek yeni yöntemler geliştirmeye çalışır.
  • Kurumların çoğunda proje yöneticiliği kısa vadeli bir iştir ve kısa bir zamanda bir-bazen birden fazla da olabilir işin tamamlanmasından sorumludur.
 
Bundan dolayı, kurumun diğer branşlarında çalışan yöneticilerin işine kıyasla biraz daha karışık ve zordur. Proje yöneticileri normal yöneticilik beceri ve sorumluluklarının yanı sıra fazladan bir takım becerilere sahip olmak zorundadır:
  
  • Değişik branşlardan gelen ve projenin yanı sıra bir takım görevleri olan bir grup insanı idare edebilmek.
  • Elemanlarınızın kendi müdürlerinin kararları ile istikrarlı bir şekilde projeye devam edememesi durumunda ortaya çıkabilecek boşlukları doldurabilmek.
  • Devamlı değişen elemanlara sahip etkili bir ekip ortamı yaratabilmek.
  • Birbirini tanımayan insanlardan etkili bir ekip oluşturmak.
  • Elemanların birbirini tanımamasından kaynaklanan zayıf iletişimin ve yetersiz bilgi paylaşımının önüne geçebilmek.
  • Elemanları, kendi asli görevleri ile ilgisi olmayan işlere motive edebilmek.
  • Elemanların daha sık bir araya gelmesi ve birbirlerinden bir şey öğrenebilmesine yönelik bir ekip ruhu oluşturmak.
 
Proje ekibi genellikle çalıştığınız kurum tarafından belirlenen bir yapı içersinde şekillenir. Projenin ilk safhalarında birbirini tanımayan insanlar değişik bir ortamda çalışacağı için bazı çatışmaların yaşanması kaçınılmazdır. Ekip üyeleri zaman çalışarak oluşturacakları davranış kalıpları ile bu çatışmaların önüne geçecektir. Sonuca gitmek için her zaman doğru araç ve tekniklerin kullanılması yeterli olmayabilir. Böylesi durumlarda devreye liderin liderlik yetenekleri girmeli ve potansiyel çatışma ve risklerin önüne geçmelidir.
Bu durumda, proje yönetimine kadar yazdığım ve anlattığım hemen hemen her şeyin aslında proje yönetiminin üzerine kurulu olduğu ve proje yönetiminin neden bu kadar önemli olduğu  açıkca ortadadır. Sonunda elde edeceğiniz çıktı/ürün; bir projeye ve gruba liderlik ederken, bu aracı ne kadar etkin kullandığınız ile doğru orantılıdır.