Loading...

AĞAÇLARIN YAPISI


AĞACIN YAPISI

 

     Ağaç, beslenme, barınma, ulaşım, savunma, ısınma ve daha birçok konuda insanoğluyla bütünleşmiş bitkisel bir varlık. Kök, gövde ve dallardan ibaret olan ağaçlarda; Cinsine, yetiştiği toprağa, iklime, bakımına, orman sıklığına bağlı olarak yapısal farklılıklar görülür. Bu farklılıklar sertlik, renk, desen, boy, kalınlık, damar yapısı olarak sayılabilir.

     Ağaç gövdesinden alınan daire bir kesitte temel olarak iki kısım görülür: Kabuk ve odun. Üreyim tabakası olan kambium, kabuk ile odun arasında bulunmaktadır. Odun kısmının merkezine “Öz” adı verilmektedir. Öz’ün etrafında yıllık büyümeyi gösteren iç içe geçmiş şekilde dairesel “yaş halkaları” bulunmaktadır. Yaş halkalarının bulunduğu bölgede iki farklı renk kesimi göze çarpar. Öze yakın koyu ve mat renkli kesime “Öz odun”, açık ve parlak kesime “Diri odun” adı verilmektedir.Diri odun, köklerden aldığı besi suyunu dallara ve yapraklara ileterek hatta besinleri depo ederek ağaç yaşamında etkili olan bir görevi üslenir. Öz odun, fizyolojik bir görevi olmamakla ağacın, yaprak ve meyve ağırlığı ile ayakta durmasını sağlayan destekleyici ve kuvvetlendirici bir görev almaktadır.

     Dört mevsimin yaşandığı kuzey yarıkürede ağaçların büyümesi sürekli değildir. Büyüme ilkbaharla birlikte hız kazanır, yazın ise yavaşlar. Bu büyüme hızı farklılığı sebebiyle, ilkbaharda oluşan odun dokuları açık renkli, yazın oluşanlar ise koyu renkli halkalar olarak görülür. Birer adet açık ve koyu renkli halkalar bir yıllık büyümeye denk düşer. İşte bu açık ve koyu renkli halkalar bize ağacın yaşını vermektedir.

     Kesilmiş bir ağaç gövdesi üzerindeki halkaları, okumasını biliyorsak bize çok şeyler anlatır.

     Ağacın yaşını mı tespit edeceksiniz?

     Geçmişte yaşanan iklim değişikliklerini mi öğreneceksiniz?

     Radyoaktif karbon yoluyla saptanan yaşları mı doğrulayacaksınız?

     Yıllar önceki erozyon ve çökelim hızını mı belirleyeceksiniz?

     Ve daha nice bilgi bu sihirli halkalar arasına yazılmıştır. Mevsimlerle yakından ilişkili olan bu ağaç halkaları, , ilkbaharla hızlanan büyüme ile açık renkten, yazın azalan büyüme ile koyu renge dönüşür. Bu renk cümbüşündeki her bir halka ağacın yaşını verir,

 

 

 

Ağaç kesitinden  görüntüler

 

LİF YAPISI


     Ağaçta “Lif yapısı” denildiğinde hücrelerin ağaç boyu yönünde sıralanması akla gelmelidir. Boy eksenine paralel giden lifleri taşıyan ağaca, “Düzgün lifli malzeme” denir. Lifler boy eksenine paralel değil de bir açı meydana getirerek gidiyorsa bu malzemeye “ Spiral lifli malzeme” denir. Liflerin spiral yapısı; ağacın direnç ve esneklik özelliğini önemli derecede azaltmaktadır. Bu çarpık yapılaşma kereste ve diğer ağaç malzemelerinde depolama esnasında zamanla çarpılma ve burkulma gibi şekil bozukluklarına sebep olmaktadır. 

 

BUDAKLAR

 

     Ağaçlarda dalların gövdeye bağlantı yeri olan budaklar, odun dokusundan farklı bir doku ortaya çıkarırlar. Budak odunu, normal odundan daha ağır olmakla beraber dokuda liflerin çarpık yapılaşmasına neden olurlar. Budaklı malzeme kurutma, işleme ve kullanma aşamalarında sorunlar çıkaran bir malzemedir.

 

REÇİNE KANALLARI

 

     Reçine kanalları, enine kesitte açık veya koyu renkli noktacıklar şeklinde görülür. İğne yapraklı ağaçlardan doğal olarak reçine kanalı bulunan çam, ladin, melez, ve Douglas köknarında lup altında görülebilirler. Sedirde traumatik reçine kanallarına sık sık rastlanmaktadır. Yapraklı ağaçlarda sakız veya reçine kanalları ılıman iklim bölgesinde yetişen ağaçlarda nadiren, tropik ağaçlardan meranti, keruing, yang, mersawa, tola ve tchitola da ise çoğunlukla bulunmaktadır.

 

KERESTELERİN KESİMİ

 

     Kereste, yuvarlak bir kütükten kesilerek elde edilen dikdörtgen şeklinde profili olan tahtalardır. Ormandaki depolardan hızar ve biçme atölyelerine gelen tomruklar cinsleri ve kullanılacakları alanlara göre değişik yöntemlerle kesilmektedir. Bu değişik yöntemlerin avantaj ve dezavantajları vardır. Kereste kesiminde uygulanmakta olan üç çeşit kesim vardır.

1.Düz kesim

2.Çeyrek kesim

3.Yarma kesim

     Bu üç tip kesim şeklini, yer döşeme imalatı yapan fabrikalar, işlerinin özelliğine göre gerektiğinde kullanmaktadırlar. Uygulamalarında fazladan harcanan zaman ve beceriyi fiyatlarına fark olarak yansıtmaktadırlar.

 

 

DÜZ KESİM

 

     Resimlerde gösterildiği gibi hızarlar, bir kütükte birbirine paralel kesimler serisini yaparak “Düz kesim” kereste elde ederler. Bu teknikte kesim çizgisi, ağacın damarlarına ve yaş halkalarına teğet veya paralel olarak geçer. Düz kesim keresteler, 30°’den daha az açı taşıyan yaş halkalarına sahiptir. Kütüğün uzunlamasına dilim dilim kesildiği basit bir yöntemdir.

     Bu ahşap kesme sistemi, mükemmel verim sağlar çünkü çıkacak ıskartalar en aza indirilmiştir, zaman tasarrufu yapılmıştır. Düz kesim kolaydır, ucuzdur ve beceri gerektirmeyen basit bir yöntem olduğundan çabuk uygulanır. Piyasada çok yaygındır. Piyasada genel tercih olarak Dünya kerestelerinin %98’i düz kesim olarak üretilmektedir.

     Ne yazık ki, düz kesimin bazı kritik dezavantajları vardır. Düz kesilmiş kereste, çeyrek kesilmiş keresteye göre enlemesine daha fazla çekme yapmaya ve bükülmeyi meyillidir. Düz kesim keresteler, kendi yüzeylerine paralel seyreden yaş halkalarına sahiptir. Düz kesim keresteler, ağacın greni, budakları ve dönüşlerini vurgular. Ancak düz kesim keresteler, genellikle enteresan uyuşmaz renkler içeren gren örneklerine sahiptir, bu örnekler “Katedraller” olarak isimlendirilir. Bunlar diğer kesim yöntemleri ile oluşturulmaz.

 

 

     Piyasada çok az yeri olsa da telli saz üreticileri, yapılan araştırmalar sonucunda gitar, basso, keman gibi çalgı aletlerinde, değişmeyen, mümkün olan sesi elde etmeye olanak tanıyan düz kesimi tercih etmektedirler.

 

ÇEYREK KESİM

 

     Çeyrek kesimli keresteler, büyük ve geniş ağaçlardan elde edilir. İnce ve genç ağaçlarda bu yöntem uygulanmaz.Çeyrek kesim, ağacın merkezinden 90 derecelik açılarla kütüğün dört parçaya bölünmesinden ibarettir. Dörde bölünen bir ağaç kütüğünden elde edilen her parça ağaç özüne (merkezine) köşegen (diagonal) olacak şekilde kesilir. Bu uygulama, dik olan greni daha fazla oluşturur. Çeyrek kesimli kerestede, kendi yüzeyine takriben 60°’den 90°’ye kadar açıya sahip olan yaş halkaları konumlanmıştır. Çeyrek kesim kereste, her hangi bir odada kullanılmakta olan modern anlamdaki yer döşemelerinde bulunan çok kuvvetli ve düzenli grenlere sahiptir. Sert ağaç yer döşemelerinizin yüzeylerinde görülen gren; ağacın nasıl kesildiğine göre değişiklik gösterecektir. Bu tip ağaç kesiminin faydaları, düz kesimden %50 daha fazla, az dönüşlü, uzunlamasına seyreden halis grenler elde etmektir. Çeyrek kesim, hem yarma ve hem de çeyrek kesimli ürün yaratır.

 

     Bu kesimin de avantaj ve dezavantajları vardır elbette. Çeyrek kesim, boylamasına düz giden damarları korur. Çeyrek kesim olarak ifade edilen kesimde ağacın birçok görüntüsünde ışınların güzel örneklerini sergilenir. Çeyrek kesim yapılmış kerestenin grenleri,  göreceli olarak birbirine uyumludur ve bundan böyle ürün istikrarlı ve tutarlı olup marangoz ve mobilyacılar tarafından tercih edilmektedir. Çeyrek kesim keresteler, alternatif kesim yöntemi ile ortaya çıkan figürlerde bazılarının tercih ettiği öz ışınlarını ve dalgalı grenleri içerir.

     Fire oranı düz kesim ile aynıdır.  Çeyrek kesim sayesinde elde edilen verim nedeniyle, keresteler diğer düz kesimden büyük ölçüde daha az olarak üretilmekte olup, nispeten maliyeti yüksektir. Çeyrek kesim yapabilen kereste üreticisi çok az bulunmaktadır.

     Geniş ağaç kütüklerinden elde edilen çeyrek kesim keresteler, üretimde daha fazla çaba ve emeği gerektirir. Birçok ağaç türü,  çeyrek kesim ile öz ışınlarının güzel örneklerini görüntüler. Çeyrek kesilmiş kerestenin, en belirgin karakteristik özelliği, ortaya çıkan gren örneklerinin çeşitleridir. Bu tip kesimler teknik hüner ve sabır gerektirir. Çeyrek kesim, öğrenilmesi yıllarla ölçülen bir sanattır. Bu sebeplerden dolayı maliyeti diğerlerinden fazladır.

    

     Çeyrek kesim kerestenin özellikleri:

     • Enlemesine çekme ve bükülmeyi azaltır.

     • Bükülme, eğrilme ve oluklaşmayı azaltır.

     • Hemen hemen tüm uygulamalarda kullanılır.

     • Çatlama veya yarma yüzey yaratmaz.

     • Daha iyi bir boyama yüzeyi oluşturur.

     •Yüzeyde çatlamalara az eğimlidir.

     •Sıvıların, içinden geçmesine izin vermez

      •Kabarmış grenlere karşı bile düz yüzey oluşturur

 

YARMA KESİM

 

     Yarma kesim kereste, düz kesim ve çeyrek kesim keresteden daha az kullanılmaktadır. Yarma kesim keresteler, yaş halkalarına 30-60 derece açılarda kesilir. Bu uygulama fazla önem arz eden işler için dik veya sapmayan düz gren örnekleri elde etmekte kullanılır.  Çizimde gösterildiği gibi, her bir kereste, kütük kesiminde aynı ilişkiye sahiptir ve bundan böyle her bir kereste aynı gren örneğine sahip olacaktır. Yarma

 

    Yarma kesim kerestesinden yapılmış malzeme, muhtelif tahtalar içinde gren örneklerindeki benzerlik sebebiyle muntazam görüntüye sahiptir.

 

      Ne yazık ki, yarma kesim, çok fazla zaman ve özel beceri gerektirdiğinden maliyeti çok yüksektir ve çizimde gösterildiği gibi her şey ortadadır, kenar kesimlerinde ufak parçalar, takozlar ve kırıntıların miktarı çok olacaktır. Düşük verimden dolayı bu tür bir yöntem nadiren kullanılmaktadır. Yarma tahta, dikey grenler ürettiğinden parlak özelliğe sahip değildir. Daha çağdaş uyarlamalar için mimarlar tarafından belirlenip kullanılmaktadır.

 

 

KARŞILAŞTIRMALAR

 

     Resim ve şekillerdeki kesim farklılıkları açık olarak görülmektedir. Buraya kadar anlatılanlardan şunu anlıyoruz:Yapılacak işin özelliğine, elde edilecek gren örneğine en uygun kesim şekli belirlenir.

 

 

 

 

 

AHŞABIN ÖZELLİKLERİ

 

Ahşabın teknik özellikleri

 

     Anatomik yapısı, iklim, toprağın durumu, ormanın sıklığı, güneşlenme, gelişme kusurları (budaklar, gelişme kusurları, yarıklar, öz kayması, çift öz), ahşap hastalıkları(bakteriler, mantarlar, böcekler, kurtlar) gibi etkenler ahşabın teknik özelliklerini etkilemektedir.

 

Ahşabın fiziksel özellikleri

 

     1- Nem

     2- Birim Hacim Ağırlık

     3- Sıcaklık Genleşmesi

     4- Isı iletkenliği

     5- Elektrik iletkenliği

     6- Dayanıklılık

     7-Sertlik

     8-Renk ve parlaklık

     9-Koku 

1-NEM: Ağaç hücreleri arasında bol miktarda bulunan su üç ayrı şekilde bulunur.
a) Yapısal(Bünye )su: Kimyasal yapısında olan sudur. Kurutma işlemleri ile değişmez.
b) Emme suyu (Absorbsiyon su): Selüloz suya karşı çok istekli(Hidrofil) bir madde olup, çok iyi su emerek ahşabın şişmesine sebep olur. Emme suyu oranı %28–30 dur.
c) Serbest su (Kapiler su): Hücre aralarında ve içlerinde bulunan sudur. Yaş odun ve tahtalardaki ıslaklık hissi bu suyun fazlalığıdır. Sonuç olarak ahşabın nemi denildiğinde “Emme suyu” ve “Serbest su” akla gelir. 
Ahşabın fiziksel özellikleri nem oranı ile etkilenir. Ahşap kururken hacım kaybına uğrar ve büzülür. Sertlik ve dayanımı artar ancak enerji tutma kapasitesi azalır.

2-BİRİM HACİM AĞIRLIĞI: Ahşabın BHA’lığı ve nem birbirine bağlıdır.%15 neme karşılık gelen birim hacım ağırlığı ağaç türüne göre (0,1t/m3) ile (1,5 t/m3) arasında değişir.
BHA yüksek olan ahşapların mekanik özellikleri de yüksektir. Ancak bunların işlenmesi ve çalışılması zordur. Mantar, böcek gibi hayvanlara karşı dayanıklıdır.
BHA düşük olan ahşapların mekanik dayanımları düşüktür. İşçilikleri kolaydır.

3-GENLEŞME: Sıcaklıkla hacmi genişleyen ahşap, soğumayla hacmi azalır.

4-ISI İLETKENLİĞİ: Ahşap hücreli yapısı ve yapının esasını oluşturan maddenin selüloz olması nedeniyle, ısı bakımından kötü bir iletkendir. Bölme, kaplama malzemesidir.

5-ELEKTRİK İLETKENLİĞİ: Nem derecesi bağlı olarak ahşabın iletkenlik derecesi değişir. Yaş ahşap iletken olmakla beraber, kuru ahşap alçak gerilimlerde yalıtım malzemesi olarak kullanılır.

6-DAYANIKLILIK: Dış etkenlere karşı ahşabın direnç göstermesidir. Ahşaplar, içerdiği antiseptik maddelerin varlığına göre dayanıklılık dereceleri değişir.  Meşe, kestane, gürgen, çam, dayanıklı olmakla, kavak, ıhlamur, dişbudak, kayın, çınar ve söğüt, az dayanıklı ağaçlardandır.

7-SERTLİK: Yoğunluk derecesine paralel olarak sertlik derecesi de değişir. Ağaçtaki lifler dik doğrultuda ise sertlik fazladır. İlkbahar odunu, yaz odunundan; dış odun iç odundan daha yumuşaktır.

8-RENK VE PARLAKLIK: İç ve dış odunda renk tonları ve parlaklık değişir. İstisna olarak bazı ağaçlar kurulama işleminden sonra renk değiştirebilirler. Aynı cins ağaçlarda renk farklılıkları olması doğaldır.

9-KOKU: Kimyasal anlamdaki salgı maddelerinin miktarı ve cinsi koku miktarını belirler ve zamanla azalabilir. Koku nedenlerinden birisi de mantarlardır.

 

Ahşabın kimyasal özellikleri

 

Hücre duvarının kimyasal bileşiminde;

Selüloz: Bileşiminde %40-45 bulunur. Hücre duvarının ana katkı maddesidir. Ahşabın fiziksel özelliklerinden eğilime ve çekmeye karşı mukavemet veren madde budur.

Hemiselülöz: Bileşiminde %20-35 bulunur. Pentoz ve heksos şekerlerinin kısa polimerileridir. Hücre duvarını güçlendirir, depo madde görevi yapar, geçit zarlarını ayarlar. Su emicidir.

Lignin: Bileşiminde %20 bulunur. Selüloz fibrilleri içinde yer alır. Ahşabın basınca karşı mukavemetini sağlar. Bir fenol

halkasının ana yapısına sahip amorf bir maddedir. Düşük oranda su emicidir. Rengi kahverengimsi beyazdır.

Yabancı madde: Bileşiminde %0-5 bulunur.

 

AHŞAP NASIL SAKLANIR

Buradaki bilgiler gerçek kalaslar için anlatılmaktadır. Evlerimizdeki lataların saklanmasında bizlere yardımcı yol gösterecektir.

1-Kereste istifleri toprağa temas etmemelidir!

Toprakta yaşayan zararlıların, kerestenize ulaşamaması için gereken güvenlik mesafesi 20cm kadardır. İstiflerinizi ya 20x20cm azman kalaslar ya da beton parçalar ile toprak yüzeyinden kaldırmalısınız. İstif altında yağmur suyunun göllenmediğinden emin olmalısınız. Yastık araları ortalama 100cm civarında olmalıdır. Önemli olan kerestenin seğim vermemesidir.

2- Kereste istifleri terazisinde olmalıdır!

Şantiye veya fabrika sahasında yaptığınız istiflerin altındaki yastıkların düşük zeminlere gelen kısımlarının altını doldurarak teraziye alınız. Hem iş emniyeti açısından, hem yağmur suyunun akıntısı için, hem de kalaslardaki mevcut ağaç öz suyunun homojen dağılımı için bu ufak detayı atlamamalısınız.

3- İstif çıtaları

İstif çıtaları Teak gibi temas ettiği diğer ağaçları zamanla boyayan ağaçlardan veya metalden olmamalıdır. Bir başka önemli nokta istif çıtalarının üst üste, aynı hizada yerleştirilmeleri gereğidir.

4- En üstteki kalaslar

İstifin en üstündeki kalaslar, diğerleri gibi üzerlerinde yük bulunmadığı için, daha rahat bükülüp deforme olacaklardır. Bu nedenle istifin en üstüne bulabileceğiniz briket, tuğla gibi ağırlıklar yerleştiriniz. En üstteki kalasların hızla kuruyarak yarılıp çatlamaması için de, hep istif üstlerinde bu amaçla kullanılacak ve gözden çıkarılmış OSB gibi levhalar veya bu amaçla ayrılmış kötü kalaslar kullanınız.

5- Kısa kalaslar

Kısa ve ölçü dışı kalasları istifin ortasına yerleştiriniz. İstiflerin dış iki yanı aynı ende ve boydaki keresteden oluşmalıdır.Değişik kalınlıktaki keresteyi kesinlikle aynı sırada istiflemeyiniz. Devrilme riskini azaltmak için kalın olanları alttaki sıralarda, inceleri ise yukarıda kullanmalısınız. Kaldı ki bu sayede kaldırmanız - indirmeniz de kolay olacaktır.

6-Kar, yağmur ve güneş

Uzun süre dışarıda kalacak istifiniz var ise bunları atmosferik olaylardan korumalısınız. İstiflerinizi konumlandıracağınız bir sundurma altı yok ise su geçirmeyen ancak nefes alan bir malzeme ile örtmeniz ideal bir durumdur. İstif üstünü örterken biraz meyil vermeniz suyun akması için gereklidir.

 



 

KERESTELERDEKİ KUSURLAR VE ARIZALAR
 

Çoğu kereste kusurları, bir kerestenin görünüşünü, dayanıklılığını, uygulanabilirliğini, yeteneğini ortadan kaldırmaya yöneliktir. Ancak bazen, özellikle kuşgözü (budak yeri) veya düğümler gibi göze batan özellikteki düzensizlikler veya anormallikler aslında ahşabı başka türlü kullanmamıza sebep olur. Elbette, kullanım amacı en son olarak belirlenir.

Hiçbir marangoz yaptığı işe zarar vermek istemez. Örneğin budak gözleri, bir masa tablası yapımında önemli bir kusurdur, fakat bu kusurlardan bazıları ayrıcalıklı bir özelliktir.

Kereste kusurları genelde iki kategoride toplanır.

 

Doğal kusurlar:

Meteorolojik olaylar gelişmekte olan ağacın doğal yapısını mutlaka etkiler. İşte bunlardan birkaçı

1-Yaş halkaları genişliklerinde farklılıklar.

2-Yaş halkalarının merkezden kaçık büyümeleri.

3-Reçine cepleri.

4-Dal yerlerinin oluşturduğu budaklar.

5-Yaş halkaları arasında dairesel çatlaklar.

6-Boyuna istikametteki çatlaklar.

7-Öz odunda radyal çatlaklar.

8-Burulmuş lifler.

9-Gövdede burulma, kesme eksenine paralel olmayan lifler.

 


 

İnsan tarafından yapılan kusurlar:

Ahşabın taşınmasında, kurutulmasında ve depolanmasında oluşan kusurlar da vardır. Zayıf kurutma, bir partide değişik ağaçları kurutma, uygun olmayan istifleme ve depolama, ağaca zarar veren böceklerle yapılmayan mücadele ağaçlar üzerinde olumsuz etkiye sebep olur.

Tüm kereste depolamalarında, ağaç türlerinin gelişme şartları veya özelliklerine göre doğal olarak kusurlar oluşur. Aynı tipteki bir kusur, değişik ağaçlarda hediye türünden bir avantaj olabilir. Bazı kusurlar, tüm katmanlarda bulunmaktadır. Örneğin, gevşek budaklar, basit olarak ağacın büyümesinden kaynaklanır. Onlar, genç ağaçların büyümesi ile örtünmüş olan kırılmış dalların geride bıraktıklarıdır. Diğer doğal kusurlar, sert ağaçlarda sakızlaşma, yumuşak ağaçlarda siyah bir akıntı ve tüm katmanlardaki tepkimeler. Yangın, rüzgâr, mantar ve böcek gibi doğal afetler de ahşap kusurlarına neden olabilir. Bu türlerin ortak kusuru, mavi lekedir.

Birkaç kusur, ağaç hava ile korunmasız temas ettiğinde ve kurutma sırasında meydana gelir. Çünkü ağaç, tüm katman ve boyutlarında aynı tarzda küçülme ve büzülmeyi gösteremez, eğilme ve bükülme kerestede belirli seviyedeki nem miktarının azalması sebep olmaktadır. Bazı ortak kurutma kusurları; hafif çatlak, eğilme, bükülme, oluklaşma, çapraz dönme, dirsek yapma, çatlamadır. Unutmayın ki bu kusurlar, ağaç kütüklerinin yumuşak dokularında kapalı olarak meydana gelir. Bazı yaygın kusurlar ve keresteyi yeniden kazanmanın çareleri grafik tablosunda açıklanmıştır.

Tamamen kusursuz ağacı satın almak mümkün olmadığından, ihtiyaçlarınız için en iyi keresteyi seçmek suretiyle şansınızı arttırabilirsiniz. Elinizde gerekli alet ve edevat varsa bunları kullanarak kusurlu keresteleri kurtarabilirsiniz.

 

KUSUR TİPİ

KAREKTERİSTİK ÖZELLİKLER

ÇARELER

Ağaç dokularına göre büyüyen budak, helezon şeklinde görünür. Ağaç kuşaklarındaki budaklar, dokular ile bütünleştiğinden yuvalarında sımsıkı kalırlar.

Tahtayı ciddi olarak zayıflatır. Budaklı yerler kesilip kullanılabilir.

Helezon şeklinde koyu bir yüzük gibi görünür. Ağaç üzerindeki dallar öldüğü zaman kalan parça sonuçta gövdeden beslenemez. Ölü parça, dokular ile bütünleşip gelişemediğinden küçük kalır.

Çalışmaya başlamadan önce budaklı yeri kesip alınız.

Kalasın içindeki gözeneklerde ve yüzeyde birikmiş sakız birikintileri. Bu durum ağaç bir hasarla karşılaştığında oluşur. Isınma ile sakız açığa çıkar.

Kalite söz konusu olduğunda kullanmayınız, zira aksi halde iş bittikten sonra sakız akışı ortaya çıkacaktır.

Kalasta uzunlamasına oluşan kırılma ve ayrışma. Genellikle hızlı kurutma işlemi sebep olur. Tahtanın mukavemetini ve görüntüsünü tehlikeye sokar.

Hasarlı bölüm kesilip atılabilir.

Kerestenin yüzeyinde baştan sona doğru eğilme, genellikle uygunsuz depolama sebep olur. Ağaç üzerine dahili bir basınç ortaya çıkarır ki kesilmesi zorluk yaratır.

Bükülmüş keresteleri planyada silin. Bu mümkün olmuyorsa küçük parçalar olarak kesin ve planyada silin.

Yaygın olarak kesilmiş kütük ve tahtalarda ağaç özüne kapalı kesim yapılmasından ve tahtanın bir yüzünün diğer yüzünden daha fazla hava ile temasından kaynaklanır.

Oluklaşmış keresteler, şerit bıçkı veya planyada kurtarılabilir.

Bir köşedeki düz olmayan veya düzensiz bükülme, diğer köşe ile uyumlu değildir. Uygun olmayan kurutma metotlarından veya kenara paralel olmayan çapraz damarların şekillenmesinden kaynaklanır.

Kereste, planyada silinmek veya daha kısa kesilmek suretiyle kurtarılabilir.

Kenar boyunca baştan sona kavis yapma, doğru olmayan uygulamalardan veya kerestenin bir kenarına bir kütük kapatılarak havasız kalmasından meydana gelebilir.

Kereste planya veya bıçkı kullanarak kurtarılabilir.

Yaş halkaları boyunca ayraç gibi görünen çatlak desenlerine benzer. Ayrıca yüzük çatlağı veya yüzük gövdesi olarak da bilinir. Kerestenin uygunsuz kurutulması ve hasara uğramasından meydana gelir.

Kereste kullanılabilir ancak çatlak ağacın görüntüsünü bozabilir, benekte ayrışma olduğu zaman daha fazla göze çarpar.

Kerestenin yüzeyinde kenarlara dik veya kereste kenarlarında koyu kalın bir çizgi olarak görünür. Planya bıçakları körleşme ve eğilme yaptığı zaman tahtanın bir bölümünde boylamasına meydana gelir.

Planya veya zımpara ile makine yanığı kaldırılmalıdır.

Kereste sıcakta kurutulup nemli veya hatalı uygulamalar sonucu depolandığı zaman florlaşan küflenmeden oluşur. Çobanpüskülü ve İngiliz çınarı, mavi lekesine benzerlikte görünür.

Koyu lekeler gizlenmeli, kereste göze çarpmayacak yerde kullanılmalı.

 

 

AHŞABIN KURULUĞU NASIL ANLAŞILIR?

 

Alacağınız ahşabın kuruluğunu anlamak için birçok yöntem olmakla beraber en basit şekilde “Parmak Yöntemi” ile tespit yapılabilir.

Sağ elin işaret parmağı bükülür. Bu şekildeyken parmağın tırnağı ile kalaslara vurulur.

"Tok Tok" sesi yaş ağacı belirtir.

"Tak Tak" sesi "fena değil"

"Tın Tın" sesi "güzel, iyi kurumuş" demektir.

 

AĞAÇ DAMARLARINI OKUMA

 

Birçok ahşap işi külfet ister, özellikle ahşap döşeme, damar istikametinde çalışma gerektirir. Genellikle bir tahtanın yüzünde elinizi gezdirmek suretiyle damar istikametini söyleyebilirsiniz: Elinizin yüzeyi, damar istikametinde hareket ettiğinde bir yumuşaklık, damara karşı gittiğinde bir tırmalama hissedecektir. Başka bir yöntem, ahşabı yüzünde bir yönde ondan sonra diğer yönde hafifçe bir planya bıçağını gezdirmektir. Bıçak, damarlara ters yönde gittiği zaman ağaç liflerinde titreşim yapacak veya bir sert sürtünme ile karşılaşacaktır. Resimde görüldüğü gibi, ağaç lifleri, damarların istikametinde “Yukarı doğru”, damarların ters istikametinde “Aşağı doğru” olacaktır.

Sanatkâr ağacın damar yapısını bir grafik okur gibi değerlendirmeyi bilmek zorundadır. Denizde dalgaya karşı gitmek kurtuluştur ancak ağaçta damara karşı gitmek batırır.

Ahşabın damarları, boylu boyunca değil diklemesine hareket eder ve ahşap damarları boyunca kuvvetlidir. Bu özellikleri iyi bilmelisiniz.

İşin özelliğine göre damarlarının yönünü, yaş halkalarının arasındaki mesafeyi, yaş halkalarının şeklini çok iyi değerlendirmeniz gerekir aksi halde ağacın elinde oyuncak olursunuz.

Hücrelerin oluşturduğu lif tomarları ağacın gövde, dal ve kök ekseni etrafında yerleşir. Bu tomarlar ağaçta damarların yönünü belirler. Ahşap, damarlarına dik olarak çalışır. Ağaçların büyümesine bağlı olarak, ortak merkezli yaş halkalarını da çoğalır. Ağaç ile çalışırken damarların yönü ve yıllık yaş halkalarından ibaret bu iki özelliğe çok dikkat etmelisiniz. Eğer siz ağacı önemsemezseniz, ağaç size bunları öğretir ama bir ayda ama bir yılda. İşiniz ağaç ise, bu konuları bilmek zorundasınız.

 

 

Dünyada, tomrukların kalas olarak biçilmesi için keresteciler tarafından kullanılan ve değişik damarlar elde edilen iki yöntem vardır:

A)Düz kesim: Düz kesim kalaslar yaş halkalarına teğet kesilirler. Bıçkıcı, kalasların yüzünü elden geldiğince düz damarlar gösterecek şekilde kesim yapar.

B)Çeyrek kesim: Çeyrek kesim kalaslar yaş halkalarının merkezine doğru yarıçap olarak kesilirler. Tomruk dörde bölünerek çeyrekler elde edilir. Daha sonra bu parçalar yaş halkalarına dik olarak tekrar biçilir. Uğraştırıcı bir metot olduğu için ancak özel işlerde kullanılır. Piyasada bulunması zordur.

Keresteler, yapılarına bağlı olarak yüzeyinde her zaman tek tip damar göstermeyebilir. Düz kesilmiş kalaslar, karmaşık damar özelliği gösterebilirler. (freze ve hareli damar görünümü) Ağaç türüne göre de damar görünümü değişiklik gösterir. Projelerinizde damarların hareli veya freze oluşunu estetik bir unsur olarak kullanabilirsiniz. Ancak daha önemlisi bu desenleri nasıl okuyacağınızı bilirseniz ağacın nasıl ve ne kadar çalışacağını da önceden tahmin edebilirsiniz. 

Benzersiz yapısından dolayı ahşap sürekli olarak genişler ve büzülür. Yaptığınız her işte bu hareketi değerlendirmelisiniz. Ahşap, nem oranı değiştikçe hareket eder. Bir ağaç kesilip yere düştükten ve öz suyu buharlaştıktan sonra, ahşap lifleri bir sünger gibi su emmeye ve bırakmaya devam ederler. Ne kadar su tutacakları, çevrelerindeki bağıl nem oranına bağlıdır. Ne kadar rutubet varsa lifler o kadar çok nem emeceklerdir. Ahşaptaki nem oranı, suyun ahşaba oranıdır. Çok rutubetli ortamlarda, bir kalas; toplam ağırlığının % 28’i kadarı su alabilir. Bir kalas ne kadar çok nem emer veya bırakırsa, o kadar çok şişer veya büzülür. Ancak, kalasın yüzeyi damar tipine ve yönüne bağlı olarak daha değişik hareket eder. Damar boyunca olan hareket tahmin edilemeyecek kadar küçüktür. Ağaç ustaları, freze damarlı kalasları daha güvenilir kabul ederler. Hareli kalasların kamburlaşma nedeni, karışık damarlı kalasların burkulma nedeni de budur.

Pekâlâ, bir kalasın hangi yönde ve ne kadar çalışacağını önceden nasıl bileceksiniz? Bu sorunun cevabı damarların yönüne, damarların tipine ve hangi mevsimde olduğunuza bağlıdır. Çoğu coğrafi yörede havadaki bağıl nem oranı havalar ısındıkça yükselir. Bu ahşabın şişmesine sebep olur. Genel kural hareli damarların 30 cm lik ende 6 mm, freze damarların 30 cm ende 3 mm hareketine izin vermektir. Eğer ahşabı yazın işliyorsanız, kış yaklaştığında büzülecektir. Kışın işliyorsanız yaz geldiğinde şişecektir. Soğuk ve rutubetli bodrum kat atölyesinde çıkarıp kaloriferli apartman dairesine giden mobilyanın çatlayıp dağılmasının sebebi budur. Lake işler İstanbul’da yapılıp Ankara’ya geldiğinde, Ankara’da yapılanlar Konya’ya satıldığında görünen bozulmanın sebebi çevredeki bağıl nem karşısında ahşap malzemenin gösterdiği harekettir.

İngilizce olarak adına “Lignin” denilen yapıştırıcı madde, odun hücrelerini bir arada tutarak sağlam selüloz lifler oluşturur. Selüloz, lignin‘e oranla çok daha kuvvetlidir. Açıkçası, bir tahtayı damarları yönünde yarmak, damarlarına dik olarak yarmaya çalışmaktan çok daha kolaydır. ( Lignin ayrılır) ( Selüloz koparılır). Ahşabın bu özelliği imalat tasarımında büyük rol oynar. Çivi çakma, delik açma, zıvana açma, oyma yapma ve daha birçok işlemde bu özellikleri değerlendirmelisiniz. Ağaç; damarları yönünde kuvvetlidir. Ancak konumuz kuvvet ise, sadece damar yönü tek kaygınız olmamalıdır.  Bazı ağaç türleri doğal olarak diğerlerinden kuvvetlidir. Örneğin sert Akçaağaç, huş ve karaağaç kerestesi…

Bir ağacın kuvvetinin güzel bir göstergesi yoğunluğudur. Ahşabın yoğunluğu özgül ağırlığı hesaplanarak ölçülür. Genellikle oran yükseldikçe, ahşap daha yoğun ve daha kuvvetlidir.

 

 

PLANYADA EN İYİ YÖN BELİRLEME

 

Kullanacağınız ağacı seçtiniz. Sonra istediğiniz boyutta keresteleri kestiniz. Bunları planyadan geçireceksiniz veya rendeleyeceksiniz. Ama nasıl? Ağacın yaş halkalarını, damar yapısını ve diğer özelliklerini öğrenmiş bulunuyorsunuz. Artık bundan sonraki işlemleriniz kolaydır. Daha önce anlatıldığı şekilde ağacın damar yönünü tayin etmek için ahşabın yüzeyine elinizi hafifçe sürünüz. Damar yönünde eliniz giderken hiçbir pürüze takılmaz, ters yönde elinizin hareketini zorlaştıran bir sürtünme olacaktır.

Bir planya bıçağı, damarı yakaladığında hafif duraklar ve ağaç liflerini koparır ve hafif çentik atar, bıçak yukarı doğru damar istikametinde keser. Bu çalışma, temiz talaş ve pürüzsüz bir yüzey oluşturur. Özellikle tek tahtada istikametleri değişen lekeli damarlara dikkat ediniz. Aşağıdaki tabloda, en iyi silme yönünü gösteren oklar ile birçok tipik damar örnekleri gösterilmektedir.

A.“Yukarı doğru” istikamet, tahtanın bir ucundan diğer ucuna değişmez şekilde olabilir.

B.Veya her bir uçtan ortaya doğru sileceğiniz şekilde değişebilir.

C.Silme yönü ortadan uçlara doğru değişebilir .

D.Eğer damarlar bir tarafa meyilli değilse, her iki yönde planya ile silme işini yapabilirsiniz.

 


 


mobilyaegitmeni.tr.gg



Fatih sitesi Pamukkale sokak no : 28 Kozlu Zonguldak
0530 777 0657